Tarihçesi

Çoban Kaldi, M.S. 600-800 tarihlerinde, Doğu Afrika’da, bir gece dağın yamacında hayvanlarına bakarken, hayvanlarının tuhaf davrandığını fark etmiş. Bunu incelediğinde, onların, çalılıkların yanındaki kırmızı meyveleri yediğini görmüş. Hayvanlar bu meyveyi yedikten sonra uyanık kalıyor ve bütün gece yaşlı keçiler bile etrafta hoplayıp zıplıyormuş. Merakla, keçi çobanı, meyvelerden biraz toplamış ve tadına bakmış. Yediği meyvelerin kendisini güçlendirdiğini, daha uyanık tuttuğunu ve tadının çok hoşuna gittiğini görmüş. Böylece kahve tohumunun ünü kısa bir süre içinde bölgede yayılmış.
İ.S. 1000 yıllarında kahve Yemen’de üretilmeye başlanmış.Osmanlı İmparatorluğunun Yemen’e doğru genişlemesiyle birlikte, Osmanlılar kahveyle tanışmışlar. Ve kahveyi Türkiye’ye götürerek ilk kez ateşle kavurmuşlar. 1550 yılında, ilk kahvehane İstanbul’da açılır. Ve kısa sürede kahvehaneler toplum hayatına girerek sosyal paylaşım mekanları haline gelir. Kahvenin Avrupa’ya yolculuğu Venedikli tacirlerin 1615 yılında, ilk kahve tohumlarını İstanbul’dan Venedik’e götürmeleriyle gerçekleşir. Ve İtalyanların asla vazgeçemedikleri kahve tutkuları da başlamış olur. 1683’teki Viyana kuşatması sırasında, Osmanlılar arkalarında çuvallar dolusu yeşil kahve tohumu bırakırlar. Viyanalılar önce bunların deve yemi olduğunu düşünürler ama kuşatma boyunca Türkler’i izleyen ajanlar çuvallardaki tohumların ne olduğunu bildikleri için kısa sürede “Türk içkisi” Viyana’da içilmeye başlanmış. Viyana’da görevli olan Fransız Devlet Bakanı Talleyrand kahve için “Şeytan kadar kara, cehennem kadar sıcak, melek kadar saf, aşk kadar da tatlı.” demişti. 1750 yılına kadar Batı Avrupa’nın büyük bir kısmında kahvehaneler açıldı ve insanlar bu kahvehaneleri doldurdu. Yazarların, bestecilerin ve aydın kesimin toplanma yeri olan kahvehanelerin müdavimleri arasında Voltaire, Balzac, Beethoven ve Mozart sayılabilirdi, .Avrupa’da evde kahve pişirmek bir statüydü. Çok zengin olan ve kendi kahvesini ithal etmeye gücü yeten kişilerce yapılırdı. Kahve (ve çay) aynı şekilde pahalı olan ithal porselen kupalarda içilmeye çok uygundu. Eve gelen birine kahve ikram etmek 17. yüzyılda servetin göstergesi sayılırdı.
Kahve daha yaygın hale gelmeye başladığında kahvehaneler daha fazla moda oldu ve kahve ikram etmek artık servetin göstergesi olmaktan çıktı. Kahve, 18. yüzyılın başında Batı ve Güney Avrupa şehirlerindeki sıradan dükkanlar ise herkes için ulaşılabilir oldu.
Amerika’da kahve, 17.yüzyılda İngilizler tarafından Kuzey Amerikalı sömürgelerine bir içecek olarak tanıtıldı.İlk kaynağa göre Kuzey Amerika'da 1668'den beri kahve içilmekte ve 1680'ler ve 90'larda, New York, Philadelphia, Boston ve diğer şehirlerde kahvehaneler açıldı. 1773'deki “Boston Tea Party ”, ‘Green Dragon' adında bir kahvehanede düzenlendi. Aynı zamanda, günümüzün finans alanı Wall Street olarak bilinen, New York Menkul Değerler Borsası ve New York Bankası kahvehanelerde başladı. Amerikalılar, İngiliz çay vergilerini protesto etmek için tonlarca çayı Boston Limanı’na attılar ve kahve Amerika’da yerini almış oldu. Zamanla kahve, Amerikan Kongresi’nde ulusal içecek ilan edildi. Amerikan devrimi sona erdiğinde ise kahve standart bir tüketim maddesi haline geldi.
